Adres:
Odunluk Mah. Liman Cad. Kızılay Plaza
İş Merkezi No:17/26 Nilüfer / BURSA
Telefon:
0224 232 07 06
MODERN ÇAĞIN SORUNU HASHİMOTO

Uzun vadede önemli ölçüde kanserleşme riski taşıyan Hashimoto Troiditi mutlaka erkenden tanı konulup tedavi ile takip edilmelidir.

Otoimmün tiroid hastalıkları, tiroid bezine anormal immün yanıt ile gelişir. Hashimoto tiroidi, tiroid bezinin primer hipotiroidizminin ana nedeni olabilir.

Hashimoto normalde görevi dışarıdan gelen yabancı mikroorganizmalara karşı organizmayı korumak olan bağışıklık sisteminin çeşitli çevresel faktörler (hava kirliliği, temiz kaynaklara ulaşamama), beslenme bozuklukları, stres gibi nedenlerle  kendi vücut hücrelerini yabancı gibi algılayıp saldırgan tavır sergilemesi ve hücreleri harap eden antikorlar üretmesi nedeniyle  olmaktadır. 20-30 yıl öncesine kadar seyrek rastlanan bu hastalığa son yıllarda giderek sık rastlanmaktadır.  

Hashimotoda temel sorun troid hücrelerinin troid hormon sentezlenmesinde ara biyokimyasal ürünler olan troglobulin ve troid peroksidaz’a  karşı  anti-troglobulin ve anti-TPO  antikorların üretilmesidir. Bu antikorlar tiroid bezine bağlanarak hücreleri harap etmeye başlar. Tiroid bezi küçülerek yeteri kadar hormon salgılayamaz hale gelir. Hastalığın ilk dönemlerinde kanda TSH, T3,T4 normalken anti-TPO antikor oranı yükselir.

Klasik bilgi Hashimotoda tiroid hormon yüksekliği ya da düşüklüğü olmadıkça metabolik etkilerin olmayacağı yönünde  olmasına rağmen klinik uygulamada sıklıkla gördüğümüz hormonlar normal olsa dahi metabolizmanın olumsuz etkilenmekte olduğudur.

Uzun vadede önemli ölçüde kanserleşme riski taşıyan Hashimoto mutlaka doğru tedavi ile takip edilmelidir.

Hashimotonun erken döneminde çoğu kere oluşan antikorlara karşı reaksiyon veren tiroidin dokusunun aşırı hormon üretmesi nedeniyle hipertiroidi yada tirotoksikoz denilen klinik tablo görülür. Hastalık ilerledikçe tiroidde doku harabiyeti artması sonucu  yeterli hormon üretilemez ve sonuç olarak hipotroidi yani troid hormon yetmezliği oluşur.

Hashimoto tiroiditi  semptomları genellikle troid hormon yetmezliğine bağlı olarak;  kilo artışı, metabolizma yavaşlaması, kronik konstipasyon, yorgunluk şeklindedir.

Tiroid hormonlarının kanda fazla bulunması hipertiroidizm adı ile tanımlanır. Hipertiroidizm semptomları ise hipotiroizimin tersine kilo kaybı, diyare, hızlı bağırsak hareketleri, çarpıntı, ellerde titreme gibi belirtiler ile karakterizedir. Glikoz emilimi artar ve diyabet gelişme riskini arttırır.

Hashimoto tedavisi bir yandan çeşitli tıbbi yöntemlerle yapılırken bir takım destek tedavilerinin de hastalığın ilerlemesinin engellenmesinde ve tedavinin etkinliğinin artırılmasında yararlı olduğu bilinmektedir. Bazı mineral ve vitaminler tiroid bezi fonksiyonlarının doğru işlemesi  ve dolayısıyla sağlıklı metabolizma için gereklidir.

DEMİR:

Hipotiroidli hastaların %60’ında demir emiliminde azalma olmakta bu da anemiye sebep olmaktadır. Demir eksikliği anemisi olan hastalarda demir desteği tiroid bezi fonksiyonunu arttırmaktadır.

İYOT:

İyot, vücudumuzda tiroid hormonu sentezi için gerekli bir mineraldir.  Günlük iyot ihtiyacının besinlerle karşılanması için günlük beslenmede süt ve süt ürünleri, yumurta, deniz balıkları bulunmalıdır. İyot kaynaklarının proteinle birlikte alınması biyoyararlılığı arttırmaktadır. Bu nedenle tiroid hastalarının günlük beslenmelerinde yeterli ve kaliteli protein kaynaklarına yer vermeleri önemlidir.  İyot eksikliği açısından ana  risk gruplarında, hamile kadınlar, çocuklar, ergenler, bebekler bulunur. 

SELENYUM:

İyot ve selenyum, tiorid hormonlarının sentezlenmesi için gereklidir. Selenyumden zengin bir beslenme tiroid hastalıklarına karşı koruyucudur.

Selenyum içeriği yüksek besinler; mantar, ayçiçeği çekirdeği, ton balığı, somon, beyaz ve kırmızı et, tam buğday ekmeği, kuruyemişler, yağlı tohumlar

ÇİNKO:

Çinko eksikliğinde de tiroid hastalıkları görülebileceğinden günlük beslenmeye çinkodan zengin gıdalar dahil edilmelidir. Bunlar arasında et, tavuk, yumurta, süt ve süt ürünleri, badem gibi besinler bulunur

VİTAMİNLER:

Tiroid fonksiyonlarının  normal olmasında  A vitamini, B compleks vitaminleri, D vitamini ve antioksidanlar rol oynar.

Diyetteki A vitamini eksikliği hipotiroidiye de neden olabilmektedir.

DİYET TEDAVİSİ

Tiroid hormonlarındaki bozukluklar metabolizma hızını değiştirerek kilo artışına veya kilo kaybına sebep olabilir. Hipotiroidizm tedavisi temelde hormon terapisine bağlıdır. Sentetik tiroid hormonu sabah kahvaltıdan 30 dakika önce aç karnına alınır. Sağlıklı yeme alışkanlıkları kazandırma ile hipotiroidi tedavisi desteklenebilir. Uygun diyet hastalığın semptomlarını azaltır. Tiroid hormonu yetersizliğinde metabolizma hızı düşer, fazla besin öğeleri adipoz dokuda depolanır bunun sonucu kilo artışı ve obeziteye neden olur.

Guatrojenik besinler iyodun biyoyararlılığını azaltır. Bu yüzden hipotiroidizmi olan hastalar guatrojen açısından zengin besinlerden(kara lahana, beyaz lahana, brokoli, turp, karnabahar, yer fıstığı, mısır, tatlı patates) tiroid bezinin işlevini bozduğu için uzak durulmalıdır.

Hashimoto hastalığındaki beslenme tedavisi, hipotiroidizm beslenme tedavisine dayanır. Kilolu ve obez hastaların alması gereken enerji miktarı bir anda azaltılması metabolizmanın yavaşlamasına neden olur. Bu yüzden diyet tedavisi dengeli bir şekilde hastanın hem sağlıklı kiloda olması ve hastalığın semptomlarını azalmasına göre planlanmalıdır. Diyete ek olarak antioksidan vitaminler ve omega-3 yağ asitleri takviyesi yapılabilir.

Sonuç olarak; tiroid vücut homeostazından ve metabolizmasından sorumlu endokrin bir bezdir. Hipotiroidizm ve Hashimoto hastalığında hastanın ideal kiloda olması gerekir. Selenyum, çinko, demir, iyot gibi minerallerin ve A,C ve D vitaminlerinin diyete eklenmesi önerilir. Diyet tedavisi sadece ilaç tedavisini desteklemekle kalmayıp vücudun ihtiyacı olan besin değerlerini de yükseltir ve obezite, diyabet, osteoporoz gelişiminden korur.

DİYETİSYEN    BETÜL OVA

İlgili Yazılar